Close
Karadeniz’in 30 yılı aşan çöp düğümünü belediye başkanları anlatıyor: Ceza var, çözüm yok

Karadeniz’in 30 yılı aşan çöp düğümünü belediye başkanları anlatıyor: Ceza var, çözüm yok

Karadeniz’de katı atık sorunu, uzun yıllardır fark edilmeyen bir çevre felaketi olarak büyüyor. Fındıklı Belediyesi’ne kesilen para cezası, bu yapısal sorunu yeniden gün yüzüne çıkardı. Saha verileri ve yerel yöneticilerin anlatımları, sorunun tekil değil, bölgesel olduğunu gösteriyor: Doğu Karadeniz hattında çok sayıda ilçe, uzun yıllardır atıklarını “vahşi depolama” yöntemiyle bertaraf etmeye çalışıyor.

Filiz Gazi

Karadeniz’de katı atık sorunu, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda kurumsal bir tıkanmanın sonucu olarak sürüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Fındıklı Belediyesi’ne “açık alana çöp dökme” gerekçesiyle 2 milyon 346 bin TL idari para cezası vermesi, bu yapısal sorunu tartışmaya açtı.

Ancak tablo, sorunun yalnızca Fındıklı’ya özgü olmadığını ortaya koyuyor. Ardeşen, Arhavi, Borçka, Hopa, Kemalpaşa, Çamlıhemşin ve Pazar başta olmak üzere Doğu Karadeniz hattında birçok ilçe, uzun yıllardır çöplerini açık alanlarda biriktirmek zorunda kalıyor. Literatürde “vahşi depolama” diye tanımlanan bu yöntem, atıkların çevresel önlem alınmadan, kontrolsüz biçimde doğaya bırakılması anlamına geliyor.

Bölgesel çözüm arayışı: TRABİKAP

İlk aşamada Trabzon’un katı atıkları 2007-2008 arasında Sürmene’de bulunan bir depolama sahasında bertaraf ediliyordu. Ancak kapasite ve çevresel etkiler nedeniyle bu alan zamanla devre dışı bırakıldı.

Trabzon ve Rize illerine ait katı atıkların bertarafı için 2014 yılında Trabzon ve Rize İlleri Yerel Yönetimleri Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği (TRABİKAP) kuruldu. Belediyelerin ortak olduğu bu yapı, dağınık çöp dökümünü merkezileştirmeyi ve düzenli depolama sistemine geçişi hedefledi. Bu çerçevede sistem, ilerleyen süreçte kademeli olarak Araklı’da kurulan entegre tesise kaydırıldı.

Kurulan sistem, klasik anlamda bir yakma ve enerji üretim tesisi değil. Atıklar ağırlıklı olarak toplanıyor, ayrıştırılıyor ve düzenli depolama yöntemiyle bertaraf ediliyor. İşletme modeli ise belediye birliği ile özel firmaların iç içe geçtiği karma bir yapıya dayanıyor.

TRABİKAP bugün 29 üyeli bir belediye birliği olarak faaliyet yürütüyor. Ancak bu yapı, Doğu Karadeniz’in doğusunda kalan birçok ilçeyi kapsamıyor.

Haber hazırlanırken ulaştığımız TRABİKAP, üç kez aramamıza rağmen sorularımıza yanıt vermedi. Doğrudan ‘Sizi yetkili kişi arayacak” dendi; ancak herhangi geri dönüş yapılmadı.

Çervatoğlu: Belediye bütçesiyle olmaz, kamusal bir yatırım olmalı

2019’dan bu yana Fındıklı Belediye Başkanlığı görevini yürüten CHP’li Ercüment Şahin Çervatoğlu, sorunun partiler üstü olduğunu vurguluyor:

Ercüment Şahin Çervatoğlu

“Bizden önceki AK Parti yönetimi de, daha önceki ANAP ve SHP dönemlerinde de çöpler vahşi depolanıyordu.”

Çervatoğlu, teknik ve mali sınırlara dikkat çekiyor:

“Çöp sorunu ne AKP’nin ne CHP’nin ne MHP’nin sorunu. Bu, Karadeniz bölgesinin sorunu. Yakma ve enerjiye dönüştürme tesislerinin maliyeti minimum 25 milyon Euro. Belediye bütçesinden bunu yapmak mümkün değil, kamusal bir yatırım olmalı.”

‘Yasal değil ama çözümümüz yok’

Kompost tesisi kurmak için yer taleplerinin karşılanmadığını belirten Çervatoğlu, mevcut uygulamaların zorunluluk sonucu oluştuğuna vurgu yapıyor:

“2019’da göreve başladığımızda vahşi depolamayı ne kadar azaltabiliriz diye düşündük ve komiteler kurduk. Hızlı bir şekilde evlerde toplanan, bin metrekarelik kapalı alanda atık toplama ambalaj tesisi kurduk. Evlerden geri dönüşümü mümkün olan çöpleri kâğıt, karton, metal ve plastikleri ayrı toplamaya başladık. Sonraki aşamada ilçede kafesler kurduk. Bütün pet şişeleri oraya toplamaya çalıştık.

Fındıklı Belediyesi'nin geri dönüşümü olan atıkları topladığı kafesler

2019’da kompost yapabilmek için yer istedik, vermediler. Bu alanın da yerleşim yerlerinden uzak olması lazım. Bunun için de kamu arazisine ihtiyacımız var. Hatta bu yakın zamanda yeniden yer istedim. Ceza kestikleri gün, veremeyiz diye yanıt geldi.

Vatandaş, ‘Benim yer çukurda kaldı, kazıyıp doldur, kullan’ diyor. Bu yasal değil ama çözümümüz yok. Bunu masumlaştırmak için söylemiyorum, eksiğimizi de söylüyorum. Kompost değil ama daha masum. Vahşi depolama gibi bir yere de yığmıyoruz mesela. Bir devlet yaptırımı olmazsa Karadeniz’e yazık.”

‘13 ton çöpü, iki kamyonla ben nereye götüreyim?’

Günlük 13 ton çöp çıktığını belirten Çervatoğlu, sistem işlemediği için çözüm yollarında dolambaçlı bürokratik yollara başvurduklarını anlatıyor:

“Çevre Şehircilik Bakanlığı’ndan araba istedik, arabamız yetmiyor, yıllardır bir araba dahi vermediler. Sonra kulağı tersten tutmaya çalıştık. Rize Özel İl İdaresi bizle bir protokol yaptı. Çöpümüzü Rize’ye satıyoruz, Rize de TRABİKAP’a satıyor. Tonuna 3 bin civarında para da veriyoruz. Aktarım istasyonu mesai saatleri içinde çalışıyor, haftasonu, bayramda çalışmıyor. Veya yerimiz doldu, çöp getirmeyin diyor. İki kamyonla, günde çıkan 13 ton çöpü ben nereye götüreceğim? Fındıklı Belediyesi, bu devletin bir parçasıysa, siyaseten nerde olduğu önemli değil, bu bizim, devletin utancı. O devletin parçası da benim. Ne yapacağız, çöp mü toplamayacağız?”

Cihan: 20 yıldır dağ başlarına, yol kenarlarına çöp atılıyor

31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinde CHP’den seçilen Hopa Belediye Başkanı Utku Cihan da sorunun yeni olmadığını vurguluyor:

Utku Cihan

“Bizim bildiğimiz 20 yıldır böyle bir sorun var. Vahşi depolama yöntemiyle yol kenarlarına, boş alanlara, dağ başlarına çöp bırakılıyor. Bizim depolama alanımız ne yazık denizin, yolun kenarında ama iç bölgelerdeki ilçelerde de bu sorun var. Örneğin Artvin Belediyesi de çöpünü dağ başında bir yere götürüp yakıyor.”

Hopa Belediyesi’nin çöpü depoladığı alan

‘TRABİKAP’ başvurduk, kabul etmediler’

Cihan, TRABİKAP’a katılmak istediklerini ama girişimlerinin sonuçsuz kaldığını şöyle anlatıyor:

“TRABİKAP’e çöpümüzü göndermek lojistik açısından çok mantıklı. Bu yüzden göreve gelir gelmez daha birinci ayında bir yazı yazdık. Çöpümüzü size göndermek istiyoruz dedik. Çöp gönderebilmeniz için birliğe üye olmanız gerek dediler. Biz de birliğe yazdık. Birlik de bize geri cevap yazdı, şu anda genişleme vizyonumuz yok diye. Çöpü de parasıyla alıyorlar. Ama maalesef bizi kabul etmedikleri için çöpümüzü aynı alana koymak zorundayız.”

Cihan, Artvin ile çevresindeki ilçe belediyelerinin katı atık sorununu birlikte çözmesini amaçlayan bir yerel yönetim birliği kurulduğundan ama bu birliğin çeşitli sebeplerle çözüm üretemediğinden bahsediyor:

“2007’de Çoruh Havzası Kalkınma Birliği (ÇOKAB) kuruldu. Birlik, Avrupa Birliği projesine başvuru yapmış. Finansman sağlanmış. O zamanlar Oltu Belediye Başkanı Birliğin Başkanı ve daha çok AK Partili belediyeler birliğin içindeydi. Maalesef geri dönüşüm tesisi yapmada ilerleyememiş, bir çözüm üretememiş.

Şu anda Artvin Belediye Başkanı ÇOKAB’ın başkanı. ÇOKAB üzerinden Artvin Çoruh Üniversitesiyle bir protokol gerçekleştirdik. Önce yöntemi belirlemeye çalıştık, yani bir yakma tesisi mi uygundur, yoksa bir geri dönüşüm, kompost tesisi mi uygundur diye. Sızdırma olmayacak, çevreye zarar vermeyecek, rüzgâr olmayacak, yerleşim yerine yakın olmayacak bir yer arayışımız var. Sonrasında da yatırım arayışına çıkacağız. Bu süreci hızlandırmaya çalışıyoruz.”

‘Bu bölgede ihmal var: MR cihazı için tören yapıldı’

Cihan, belediye sınırları içerisinde, yer tahsisi için ilgili kurumlara 19 kez yazı yazdıklarını ancak bir sonuç alamadıklarını ifade ediyor:

“Köylerdeki çöpleri toplamakla yükümlü olan İl Özel Dairesi. Topluyorlar, peki nereye götürüyorlar çöpü? Bizim çöplüğe getiriyorlar. Bana ceza kesmesi için İl Özel Dairesi’ne kesmesi gerekiyor. Bu tesislerde en önemli kriter yaşam alanlarına uzak olması. Belediye sınırları içinde yaşam alanına uzak olma ihtimali yok. Belediye sınırları dışında belediyenin yetkisi yok. Kimin yetkisi var? Bu işin içerisine devlet girmediği zaman zaten bunun çözülmesi mümkün değil. Ben şimdiye kadar, belediye sınırları içerisinde 19 tane yer tahsisi yazdım. Bana bir metrekare yer vermediler, kimseye vermediler.

Geri dönüşüm tesisi olabilmesi için yaklaşık 100-150 ton civarında bir atığın işleniyor olması gerekiyor. Bizim Hopa’nın tamamında günlük 25 ton anca atığımız var. O yüzden zaten Arhavi, Borçka, Kemalpaşa ve diğer ilçeleri işin içine katmak ve bu yüzden birlikte olmak gerekiyor.”

Cihan, bölgedeki ihmalin boyutunu bir örnekle anlatıyor: “Daha iki üç ay önce devlet hastanesine bir MR cihazı geldi. Bunun için tören yapıldı, anlatabiliyor muyum? 12 yıl önce söz verilmiş bir cihazdan bahsediyoruz. Karadeniz sahil yolunda bir tane TIR park yeri yapılamaz mı? Yıllardır insanlar ölüyor.”

Ataselim: 20 yıl kaybedildi, sorumluluk yerelde

2024’teki seçimde AK Parti Belediye Başkan Adayı olarak kazanan Arhavi Belediye Başkanı Turgay Ataselim ise Doğu Karadeniz’de katı atık sorununun bugüne kadar çözülememesinde yerel yönetimlerin payı olduğunu savunuyor.

Arhavi Belediye Başkanı Turgay Ataselim

Sürecin bugüne kadar planlanmamış olmasına dikkat çeken Ataselim, “Geçmiş 20 yıl içerisinde bunun çalışması olmuş olsa, bugün yatırıma geçirilebilirdi. Bir yatırım yapabilmek için önce projenin hazır olması gerekir. 20 yıl boyunca bu projeler hazırlanmış olsaydı, bugün uygulama aşamasına geçilmiş olurdu,” değerlendirmesinde bulunuyor.

Geçmişte kurulan birliklerin işlevsiz kaldığını ifade eden Ataselim, sorunun ertelendiğini şöyle anlatıyor:

“Düzenli depolama da vahşi depolamanın bir cinsi. Çöp ayrıştırma sistemi muhakkak olmak zorunda. Ben üç dönem belediye meclis üyesiydim. Şimdi Belediye Başkanıyım. Belediye başkanları zamanında akıllı bir çalışma yapmış olsaydı, örneğin bir kooperatif kurulsaydı bu problem çözülmüş olurdu. Mesela İtfaiye Kaçkar İtfaiye Mezbahane ve Katı Atık Birliği’nin üyesiydim, ayrıldım. Ayrılma sebebim 15 senedir çöp arıtma sistemi kuracağız deyip, bir adım atmamaları. Şimdi ÇOKAB’ın üyesiyim. Hiç kimse sorumluluk alıp, ‘bu işi çözelim’ demedi. Kimse kusura bakmasın, suç belediye başkanlarınındır. Su, kanalizasyon ihtiyacımız nasılsa çöp ayrıştırma sistemine de ihtiyacımız var. Bunu yapmadığımız takdirde Karadeniz’i mahvedeceğiz.”

‘Erzurum Belediyesi başardı’

Arhavi’de çöp depolama ve aynı zamanda enerji üretimi sağlayacak bir tesis kurmak için çalışma yürüttüklerini belirten Ataselim, “Çöp arıtma tesisi ve enerji üretim tesisi için müracaatımız var, izinlerini almaya çalışıyoruz. Diğer belediyelerden bir adım göremediğimiz için kendi başımıza ilerliyoruz. En azından bir başlangıç yapalım dedik. Belki sonrasında diğerleri de katılır,” ifadelerini kullanıyor.

Bölgesel bir çözüm olmadan sorunun aşılamayacağını vurgulayan Ataselim, geçici olarak farklı illerle temas kurduklarını da aktarıyor: “Erzurum’la görüşüyoruz. Muhtemelen çöpün bir kısmını oraya göndereceğiz. Bu kalıcı bir çözüm değil ama en azından geçici bir rahatlama sağlayabilir.”

Ataselim, son olarak şu örneği veriyor:

“Erzurum Belediye Başkanı, çöp ayrıştırma ve enerjiye dönüştürme sistemi kurabildi. Ciddi bir konsorsiyum olduğu takdirde Çevre Şehircilik Bakanlığı ve Dünya Bankası destek veriyor. Bu desteklerle bu işleri çözebiliyorsunuz. Ama bu konuda bir girişiminiz olacak.”

Atagün: Trabzon’a göndermek de çözüm değil

2024’te CHP’den seçilen Ardeşen Belediye Başkanı Enver Atagün, atıkların en yakın düzenli depolama alanı olan Trabzon’daki aktarma istasyonlarına gönderilirken ciddi aksaklıklar yaşandığına dikkat çekiyor:

Ardeşen Belediye Başkanı Enver Atagün

“Ardeşen’deki çöpümüzü aktarma yeri olan Trabzon Yomra’ya taşıyoruz. Oradaki depolama alanı dolmuş. Diğer taraftan hem nakliye bedeli hem bertaraf bedeli hiç makul değil. Zaman zaman tesis müsait olmuyor, zaman zaman aktarma istasyonunda personelden ya da başka sebeplerden dolayı çöp alınamıyor. Bunun sonucu olarak da çöpü daha önce çöp alanı olan alanın üzerinde dökmek zorunda kalıyoruz.”

Bölgede bugüne kadar düzenli depolama sisteminin tam anlamıyla kurulamadığını vurgulayan Atagün, “Bizim bölgede hep vahşi depolama yapıldı. Çok ciddi çevre sorunlarıyla karşılaşılmamış olması da bu sorunun yıllarca ertelenmesine neden olmuş olabilir,” değerlendirmesinde bulunuyor.

‘Tesisin kurulduğu noktada, yerel tepkiler oluşur’

Atagün, finansman ve planlama eksikliğine işaret ediyor: “Büyük ölçekli bir ayrıştırma ve depolama tesisi kurmak belediyelerin tek başına altından kalkabileceği bir iş değil. Ben de inşaat mühendisiyim, madencilik sektöründe çalıştım. Ardeşen’de düzenli atık depolama yapılmasıyla ilgili girişimlerde bulundum. Çevre İl Müdürlüğü tarafından ya da Vali tarafından çok destek göremedim.”

Atagün, tesisin tek bir noktada kurulmasının da yeni sorunlar yaratabileceğini belirterek şöyle bir yönüne dikkat çekiyor:

“Bir yerde yapılması da sorunlar doğurur. Diyelim Ardeşen’de böyle bir tesis kuruldu; Hopa, Borçka ve Rize’ye kadar uzanan hattın çöpü burada depolanacak. Bu da hem trafik hem de koku gibi nedenlerle yerel tepki doğurur. İnsanlar ‘başka ilçenin çöpünü neden biz depoluyoruz’ diye sorar. O yüzden ilçe bazında çözümler gerekiyor gibi düşünüyorum. Bugün nakliye ve akaryakıt maliyetleri çok yüksek. Çöpün evlerden ayrıştırılarak toplanması, en azından bu şekil azaltılması ve geri dönüşümde kullanılacakların değerlendirilmesi önemli. Ama toplum olarak da bu seviyede değiliz. İki yıldır belediye başkanıyım ama öyle bir girişimde bulunmadım.”

Orhan: Çoruh kenarında depolama yapıyoruz, başka yer yok

2024’te CHP’den seçilen Artvin Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan ise tabloyu şöyle özetliyor:

Ercan Orhan

“Çöpümüzü, Borçka’nın dışında, Çoruh kenarında vahşi depolamayla bertaraf ediyoruz. Başka çare yok. 41 köyün çöpü oraya geliyor. Biz onu toprakla dolduruyoruz. Erzurum, Trabzon’la konuştuk ama olumlu yanıt alamadık. Bertaraf yerinin karşısında yerleşim var. Onlar rahatsız oluyorlar. Bölgeye sahip çıkılmamış. Siyasiler de sahip çıkmamış. Belediyeler bir araya gelememiş, gelse de tam olarak çözüm üretememiş.”

Sonuç: Çevresel felaket kanıksanmış halde yıllardır sürüyor

Doğu Karadeniz’de katı atık yönetimi, yerel yönetimlerin kapasitesini aşan, bölgesel koordinasyon gerektiren bir sorun olarak varlığını sürdürüyor.

30 yılı aşkın süredir ise sistemin bütünlüklü biçimde işlemediği görülüyor. Mevcut haliyle belediyeler, atıkları büyük ölçüde kendi imkanlarıyla, parçalı ve geçici yöntemlerle bertaraf etmeye çalışıyor. Atıklar ortadan kaldırılmıyor; yalnızca yer değiştiriyor. Bu nedenle sorun, yıllardır fark edilmeyen ve hatta kanıksanan bir çevresel mesele olarak yerinde duruyor.

Yerel yöneticilerin farklı siyasi pozisyonlardan yaptıkları değerlendirmeler ise ortak bir noktada kesişiyor: Merkezi idarenin doğrudan dahil olmadığı bir modelde, Karadeniz’de çöp sorununun kalıcı biçimde çözülmesi mümkün görünmüyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

Close